Anasayfa / EKONOMİ / Kalkınma planı iflasının itirafı!
kalkinma-plani-iflasinin-itirafi

Kalkınma planı iflasının itirafı!

Kalkınma planı iflasının itirafı! On Birinci Kalkınma Planı’nda 2023 hedeflerinin yarı yarıya düşürüldüğüne dikkat çeken CHP’li Öztrak, Plan’da yer alan milli gelir, kişi başına gelir, ihracat hedeflerinin AK Parti iktidarının iflasının itirafı olduğunu söyledi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerinden sonra 2023 hedeflerine ulaşmanın önünde hiçbir engel kalmayacağına yönelik sözlerini anımsatan Öztrak, “On Birinci Kalkınma Planı Meclis’e geldi, gördük ki ortada engel değil hedef kalmamış” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün TBMM Genel Kurulu’nda 11. Kalkınma Planı üzerinde yapılan görüşmelerde konuştu. Öztrak şunları söyledi:

Planlama, plancılık, bir ülkenin fiziki ve beşerî kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması için önemli bir araçtır. Piyasa ekonomilerinde plan, kamu için emredici, özel kesim için yol göstericidir. Devlet Planlama Teşkilatı, 1960 yılında doğrudan Başbakan’a bağlı bir müsteşarlık olarak kurulmuştur.

Elli bir yıl sonra, Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde, önce Kalkınma Bakanlığı’na çevrilmiştir. Aslında müsteşarlığın Bakanlığa dönüşmesiyle birlikte kurum, bürokratik pazarlıkların bir parçası hâline gelmiştir. Bürokrasinin üstünde doğrudan Başbakana alternatif sunmakla görevli olan Kurum’un pazarlıkların, bürokrasinin bir parçası hâline gelmesiyle etkinliği azalmıştır.

KURUMSAL HAFIZA YOK OLMA AŞAMASINA GELDİ

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi adı verilen ucube rejim, yeniden yapılandırma iddiasıyla kurumları darmadağın etmektedir. Kurumsal hafıza yok olma aşamasına gelmiştir. 24 Haziran seçimlerinden sonra plan yapma görevi de Cumhurbaşkanlığına bağlı Strateji ve Bütçe Başkanlığına verilmiştir.

Planlama ve plancılık bir kariyer müessesesidir. Uzmanlarını, önce uzman yardımcısı olarak sınavla devlete alır, daha sonra tez yazdırır, onun arkasından sınav yapar, ondan sonra uzmanlığını verir, arkasından da yurt dışına gönderir, yetiştirir. Ekonomi alanında Türkiye’nin en seçkin kadroları Devlet Planlama Teşkilatı’ndan yetişmiştir. Teşkilat, bünyesinden cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve milletvekillerini çıkarmıştır.

KRİZ GÖRMÜŞ UZMANLAR HAVUZA ATILDI

Bakanlık, Strateji ve Bütçe Başkanlığına dönüşürken önceki kriz dönemlerinde görev almış pek çok uzman Başkanlığa alınmamış “havuz” denen bir yere atılmıştır.

Bu suretle, krizle ilgili kurum hafızası da yok edilmiştir. Bu nedenle de bugün iktidar krizle uğraşırken derli toplu, kendi içinde bir tutarlılık gösteren, ayakları yere basan bir programı bir türlü ortaya koyamamaktadır. Ucube sistemin hazırladığı ilk plan, Meclise bir yıl gecikmeyle gelebilmiştir. Hızlı karar alma iddiasıyla getirilen rejim, ortak aklı yitirince karar alamaz hâle gelmiştir.

KALKINMA PLANI ÖLÜ DOĞDU

Bu doküman Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu, ayakları yere basan, güven ve ufuk veren bir plan olmaktan çok uzaktır; usul, hukuk ve hedefleri yönünden maluldür. Orta Vadeli Program, Orta Vadeli Mali Plan ve bütçeler kanunen beş yıllık planlara göre hazırlanmalıdırlar.

Yani dayandıkları bir plan yoksa bu dokümanlar hükümsüzdür. Onun için On Birinci Plan’ın aslında Meclise 2018 yılının ortasında gelmesi gerekiyordu. Bugün, 2019 programının, Orta Vadeli Mali Plan’ın ve Orta Vadeli Program’ın bu plan çıktıktan sonra yapılması gerekiyordu. Ama plan olmadan bu dokümanlar Meclisten geçti, altı aydır da uygulanıyor ve altı aylık uygulama sonunda, aslında planın da birinci yılı olan 2019 yılının hedeften önemli ölçüde sapmış olduğu gözüküyor. Yani daha Meclis’ten çıkmadan Kalkınma Planı’nın ölü doğduğu söylenebilir.

KRİZLE İLGİLİ TEK BİR KELİME YOK

Bu planın tespit ve çözümlerine bakıldığında da ucubelik dikkat çekiyor. Bir planda gömleğin iliklenecek ilk düğmesi doğru teşhistir. Bu planda ülkemizin içinde bulunduğu, vatandaşın tenceresini boşaltan, cebinde yangın çıkaran ekonomik kriz yok sayılmıştır.

Tek adam parti devleti rejiminde hızla yıpratılan hukuk devletinin ve demokrasinin, sarayın kerameti kendinden menkul enflasyon-faiz teorilerinin, her sekiz ayda bir yaşanan seçimlerin ekonomide yaptığı tahribatın, sıcak parayla sorunların üstünü örtme çabalarının ekonomiyi dolarkolik hâle getirmesinin, üretim yerine ithalatı, kazanç yerine borcu önceleyen ekonomiyi şişirme stratejisinin ülkeyi içine soktuğu krizden tek bir kelimeyle dahi bahsedilmemektedir. Tek adam parti devleti projesinin ülkeyi içine soktuğu yerli ve millî kriz görmezden gelinmektedir.

EKONOMİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİSİ BİLE MASADAN KALKAR

Diğer taraftan, bu planın rekabetçi üretim ve verimlilik bölümüne, sarayın kerameti kendinden menkul enflasyon-faiz teorisi kopyalanıp yapıştırılmıştır.

“Yüksek faiz enflasyona neden olur” denilerek finansman maliyetlerinin düşük seviyede istikrar kazanmasını sağlayacak bir faiz politikasından bahsedilmektedir. Diğer taraftan, enflasyon ve para politikası bölümünde de Merkez Bankası’nın fiyat istikrarının sağlanması temel amacı doğrultusunda tüm araçları kararlı ve bağımsız bir şekilde kullanmaya devam edeceği belirtilmektedir. Aynı doküman içinde yer alan bu maddeleri okuyan bir ekonomi birinci sınıf öğrencisi planın kapağını kapatıp masadan kalkar.

İKTİDARIN İFLASININ İTİRAFI

Bu planın hedefleri aynı zamanda AK Parti iktidarının iflasının da itirafıdır. Hatırlayın, 2011’de cumhuriyetin 100’üncü yılına yani 2023 yılına dair hedefler belirlenmişti. Sivil toplum kuruluşları, odalar bu hedefler etrafında seferber edilmişti. Bu hedefler Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’na da yazılmıştı. Her yıl yapılan gösterişli toplantılarda gösterilen yaldızlı videolarla bu hedefler büyük iftiharla anlatılıyordu.

ORTADA ENGEL DEĞİL HEDEF KALMAMIŞ

Bu hedefler “Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı” şapkasıyla partisinin belediye başkanı adaylarına oy devşirmek için miting meydanlarında dolaşan Cumhurbaşkanı tarafından da bu yılın mart ayı sonuna kadar sürekli dile getirilmişti. Hatta, Cumhurbaşkanı 31 Mart seçimlerinden sonra 2023 hedeflerine ulaşmanın önünde hiçbir engel kalmayacağını söylemişti. On Birinci Kalkınma Planı Meclis’e geldi, gördük ki ortada engel değil hedef kalmamış.

HEDEFLERDE TANZİM SATIŞ YAPILMIŞ: %50 DAMPİNG

2023 yılında 2 trilyon dolar olacak dedikleri Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, plana göre 1 trilyon dolara düşürülmüş. 2023’te 25 bin dolar olacak dedikleri kişi başına gelir ise 12 bin 484 dolara indirilmiş. 500 milyar dolar olacak diye sık sık övündükleri ihracat hedefi 227 milyar dolara inmiş.

Anlaşılan, bu hedeflerde de tanzim satış uygulamasına geçilmiş, yüzde 50 damping yapılmış. Tek bir artan gösterge var, bir tane gösterge; o da işsizlik, işsizlik oranı hedefi yüzde 5’ten yüzde 10’a çekilmiş, 2’ye katlanmış. Bu hedefleri bir de 2013’le kıyaslayınca tek adam rejiminde ekonomide koskoca bir on yılı kaybettiğimiz görülüyor.

TÜRKİYE İYİ BİR YÖNETİMLE ÇOK DAHA İYİSİNİ YAPABİLİR

Peki, Sayın Erdoğan’ın Başbakanken ortaya koyduğu bu hedefler çok mu iddialıydı da tek adam olunca akil baliğ oldu, hedefler normale mi döndü? Hayır. Aslında, 2023 hedefleri bu ülkenin mevcut potansiyeliyle, genç nüfusuyla, coğrafi avantajıyla rahatlıkla yakalanabilecek olan hedeflerdi.

Hatta, Cumhuriyet Halk Partisi olarak yayımladığımız cumhuriyetin 100’üncü yılına doğru yeni ekonomi stratejisi belgemizde “500 milyar dolar” denen 2023 yılı ihracat hedefini biz 650 milyar dolar olarak belirlemiştik. Yine, 2023 yılı için bizim kişi başına gelir hedefimiz 31 bin 500 dolardı, gayrisafi yurt içi hasıla hedefimiz ise 2,6 trilyon dolardı çünkü biz bu ülkenin potansiyelini biliyoruz, doğru teşhis koyduğunuz zaman, doğru ilaç verdiğiniz zaman milletimizin neler yapabileceğini görüyoruz.

Ama bu son on yedi yılda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinde kötü yönetim ülkeyi maalesef, hedeflerini yarı yarıya indirmek zorunda bırakmıştır.

BU PLANLA BİR FIRSAT DAHA YİTİRİLDİ

On Birinci Plan ülkenin içinde bulunduğu krizde, bu krizden çıkış için kullanılabilecek çok önemli bir fırsat. Bunu burada, Meclisimizde doğru düzgün tartışabilseydik, baz yılını doğru düzgün yazabilseydik, derli toplu bir program hâlinde kamuoyuna sunabilseydik bu planı kullanmak suretiyle bu krizden çıkmak için gerekli olan güveni yaratabilirdik ama fırsat kaçtı. Bu iktidar, aslında krizde kullanılabilecek bütün araçları boşa harcamakta çok mahir bir iktidar.

İstanbul yaklaşımı çıkarıyor hiçbir tedbir almadan hâlbuki İstanbul yaklaşımını, bütün tedbirleri alacaksınız, ondan sonra yapacaksınız. Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesine açığını kapatmak için el koyuyor. Maalesef bu planda, bu planın altyapısında bulunan özel ihtisas komisyonlarında çalışan uzmanların emekleri de boşa gitmiştir.

Cevapla

Hakkında admin

2008'den beri Lüleburgaz'dan Haberiniz Var.