0
Anasayfa / GÜNDEM / Devlet’in D’si!

Devlet’in D’si!

DEVLET’İN D’Sİ

‘Hükûmet başka, devlet başkadır’.

‘Devlet öyle kolay kolay yıkılmaz’.

‘Ben devletime söz söyletmem’.

Ve benzeri bir dizi ‘lâf’, bir dizi ‘zırıltı’ da denilebilir, dönüp dolaşıyor ortalıkta.

XIVncü Louis (1638-1715), 72 yıl Fransa Krallığı yaparak, tarihin en uzun ‘iktidar’da kalan hükümdarlarından biri oldu.

Sadece dört yaşında iken ‘kral’ oldu ama, 18 yıl boyunca  ‘krallık dersi’ aldı.

22 yaşında, Paris’teki parlemantoya çağrılıp, parlamento başkanınca “Kral bey devletin kasasını doldurmak için yeni vergiler koyalım diyorsunuz ama, devletin çıkarı..”  diyecek olduğunda; avcı elbiseleriyle karşısında duran XIVncü Louis “Devlet benim” diye haykırdı.

Devlet gerçekten de XIVncü Louis’dir..

Fransa onun döneminde Avrupa’nın en güçlü ‘devlet’i olmuştur.

Ancak ve ne var ki…

Ekonomik düşüncenin tarihini okuyan ve okutanların iyi bilmek zorunda oldukları Jean Baptiste Colbert (1619-1683) onun vazgeçilmez ‘Ekonomi Bakanı’dır.

Ve  Colbert’in ‘yaptığı işler’ ‘iktisat tarihi’ne ‘Kolbertizm’ diye geçmiştir.

Şimdi şu Denizli Belediye Başkanı eskisi Zeybekçi’ye Jean Baptiste Colbert kimdir diye sorulsa, ve eğer kim olduğunu bilirse, söz olsun söyleyeceklerimi geri alacağım.

Ama yemin olsun bilemez.

Çünkü ona onu öğretecek ‘ekonomi hocası’ yoktur.

Kaldı ki kendisi ‘ekonomi’ de okumamış; ‘işletme’ okumuştur.

Kim onu ‘ekonomi bakanı’ yapmış ise, o da 18 yıl ‘Devlet dersi’ almamıştır.

Ya da 1648 Westfalia Antlaşmasını Fransa adına yürüten Jules Mazarin (1602-1661) gibi bir diplomat ve ‘Devlet adamı’ndan ‘danışman’ı olmamıştır.

Şimdi çıkmış ‘Devlet benim’ diyormuş.

‘Muş-muş’ da değil, ‘ayniyle vaki’.

Herif ‘Devlet’, bakanı da Zeybekçi..

Bütün bu ‘olgu’lara karşın, kim ki ortada devlet-mevlet yok diyecek olsa; hemen lafı ağzına tıkıyorlar: olur mu efendim, ben devletime söz söyletmem.

Söyletme de başında paralansın o zaman.

Ki paralanacak.

Öte yandan, efendim 2019’a kadar sabredin, bir yandan Kılıçdaroğlu öte yandan Akşener ‘Devlet’i kurtaracak deniyor.

Belki de adına ‘Restorasyon’ falan diyeceklerdir.

Fransa’daki Restorasyon onbeş yıl sürdüydü.

Ne ki, ‘Devlet’ yıkılmamış, tersine Napolyon Bonapart tarafından daha da kökleştirilmişti.

Yine de ‘restorasyonu’ onbeş yıl sürdü.

Şimdi senin hangi bakanında ‘zerre kadar’ ‘Devlet görgüsü’ var?

Bilgi’si var?

Bilinci’ var?

Tekmili birden Zati Sungur’un oyuncağıdır oyuncağı.

Kuklası.

İçlerinden bir tek tanesi de ben adamım, kendi bakanlığımda ‘kendi görüşlerime uygun davranırım’ diyebilirse; ikinci kez yemin olsun söylediklerimin tümünü geri alacağım.

Yok eğer söyleyemiyorsa, ki ayniyle vakidir, siz de ‘ben devletime laf söyletmem’ sözünden bir adım geri atarak, bu yazılanlara hak verin.

Burada ve her yazılanda, kesinlikle ‘Devlet düşmanlığı’nın olmadığını, bilen bilir.

Sadece ‘Devlet’in Zati Sungur elinde ‘Devlet’likten çıktığını kanıtlama çabası vardır.

Ve senin bu ‘Devlet’i  adam etmenin bir ‘hayal’ olduğunu gösterme çabası vardır.

Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, A’dan Z’ye ‘yeniden kurulma’ zorunluluğu vardır.

Son on yılda (2007’den itibaren diyelim) kim ki Alaca Karanlık Partisi’nden ‘Milletvekili’ olmuştur, kim ki ‘Bakan’ olmuştur, artık kesinlikle ‘kamu görevi yapamaz’ belgesiyle onurlandırılmalıdır.

‘Devlet’e sahip çıkmanın birincil koşulu budur.

Devlet’in D’si de denilebilir.

Gerisi ‘Devenin D’sine girer.

Devenin nalı da olabilir.

Habip Hamza Erdem

*Sitemizde yer alan yazılardan doğabilecek herhangi bir yasal sorumluluk yazar(lar)ına aittir. Yazar veya yazarların yazılarından dolayı Lüleburgaz Haber sorumlu değildir.

Cevapla

Hakkında admin

2008’den beri Lüleburgaz’dan Haberiniz Var.